Kan basıncında hem gün içinde hem de günden güne, aydan aya ve mevsimden mevsime büyük değişimler gözlenebilir. Bu nedenle, hipertansiyon tanısı, belirli bir zaman aralığında, farklı zamanlarda yapılan birden çok kan basıncı ölçümüne dayanmalıdır. Kan basıncı yalnızca hafifçe yükselmişse, hastanın “olağan” kan basıncını olabildiğince doğru tanımlayabilmek için ölçümlerin birkaç ay boyunca tekrarlanması gerekir. Öte yandan, hastada kan basıncı yükselmesi daha belirginse, hipertansiyonla bağlantılı organ hasarı kanıtı varsa veya kalp-damar hastalığı riski yüksek ya da çok yüksekse, kısa aralıklarla (haftalar veya günler) ölçümlerin tekrarlanması gerekir. Genellikle, hipertansiyon tanısı her muayene ziyaretinde en az iki kan basıncı ölçümüne ve en az 2-3 muayene ziyaretine dayanmalıdır; ancak, özellikle şiddetli vakalarda (210/120 mmHg’dan fazla kan basıncına sahip) tanı tek bir ziyarette elde edilen ölçüm sonuçları esas alınarak konabilir. Farklı zamanlarda, üç veya daha fazla sayıda yapılan ölçümlerde sistolik (büyük) kan basıncının 140 mmHg ve/veya diyastolik (küçük) kan basıncının 90 mmHg’nın üzerinde olması genelde teşhis için yeterlidir. Bununla birlikte farklı ölçüm yöntemlerinde ve zaman dilimlerinde hipertansiyon tanısı için kan basıncı eşik değerleri değişmektedir. Tanı ve risk değerlendirmesi için son zamanlarda giderek artan oranlarda tercih edilen 24 saatlik kan basıncı monitorizasyonu (Tansiyon holter), hastanın kendisi tarafından ev ortamında ve gece yapılan ölçümlerde tanı için eşik değerler daha düşüktür.

     Tansiyon holter takibi (24 saatlik kan basıncı ölçümü), tüm gün ortalama kan basıncı ve daha kısıtlı dönemlerdeki (örneğin yalnızca gece veya gündüz, sabah çok erken saatler) ortalama değerler hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgiler klasik kan basıncı ölçümleriyle elde edilen bilginin yerini almalıdır. Çünkü çalışmalar göstermiştir ki, 1) sürekli kan basıncı takibi hipertansiyonla ilişkili organ hasarıyla ve bunda tedaviyle meydana gelen değişikliklerle, muayenehanede ölçülen kan basıncından daha fazla bağlantılıdır 2) kalp-damar hastalık riskini belirlemede, muayenehane ölçümlerinden daha başarılıdır 3) kan basıncında tedavi ile olan düşmeyi muayenehane ölçümlerinden daha doğru ölçer. Yukarıdaki avantajlardan bazıları muayenehanedeki kan basıncı ölçümlerinin sayısı artırılarak elde edilebilirse de, 24 saatlik kan basıncı ölçümü, tanı zamanında ve tedavi sırasında daha yararlı gözükmektedir. Hem gündüz hem de gece kan basıncı profilleri, gündüz-gece kan basıncı farkı, sabah kan basıncı artışı ve kan basıncındaki değişkenlik hakkında bilgi edinmek üzere tansiyon holter için çaba harcanmalıdır. Gece kan basıncı değerleri gündüz değerlerine göre %10-15 daha düşüktür. Bu düşmenin olmadığı hastalarda hipertansiyona bağlı hedef organ hasarları daha sık gözükmekte ve kalp-damar hastalığı gelişme riskleri daha fazladır. Sabah erken saatlerdeki (06.00-08.00) kan basıncı değerleri de beyin-damar hastalıkları ile ilişkilidir: Bu saatlerde kan basıncı yüksek olanlarda inme, beyin kanaması gibi olaylar daha fazla görülür.

     Kan basıncının 24 saat izlenmesi, özellikle şu durumlarda düşünülmelidir:

  • Aynı veya farklı muayenehane ziyaretlerindeki ölçümlerde önemli değişkenlik saptanması
  • Toplam kalp-damar hastalığı riski düşük olan hastalarda, muayenehanede ölçülen kan basıncının yüksek olması
  • Muayenehane ve evde ölçülen kan basıncı değerleri arasında belirgin uyumsuzluk bulunması
  • İlaç tedavisine dirençten şüphe edilmesi
  • Özellikle ileri yaşlı ve şeker hastalarında, ani tansiyon düşüklüğü ataklarından şüphe edilmesi
  • Gebe kadınlarda muayenehanedeki kan basıncında yükselme olması

     Evde kendi kendine kan basıncı ölçümü, günlük yaşamdaki kan basıncı değerleriyle ilgili tansiyon holterin sağladığı yoğun bilgiyi sağlayamaz. Bununla birlikte, günlük yaşama yakın bir ortamda, farklı günlere ait değerler sağlayabilir. Birkaç günlük bir dönem için ortalaması alındığında, bu değerler tansiyon holter avantajlarından bazılarına sahiptir; hedef organ hasarı varlığını ve ilerlemesini, kalp-damar hastalık riskini muayenehane değerlerinden daha iyi öngörür. Nitekim görece ucuz olan bu yöntem hastanın tedaviye uyumunu arttırabildiği için de tavsiye edilebilir. Avrupa Hipertansiyon Birliği evde kan basıncı takibi kılavuzu doktora gelmeden önce en az 3 gün, tercihen 7 gün sabah ve akşam ikişer ölçüm (toplam 28 ölçüm) yapılmasını önermektedir. Sabah ölçümleri hasta ilaç alıyorsa ilaç alımından önce olmalıdır.

     Evde kendi kendine kan basıncı ölçümünü tavsiye ederken:

  • Onaylanmış cihaz kullanımı önerilmelidir
  • Kullanmak için hastayı eğitmek gerekliliği ve işitme sorunlarının yol açtığı hatalardan kaçınmak için ileri yaşlı bireylerde klasik manşonlu elle ölçüm yerine otomatik cihazlar tercih edilmelidir
  • Hastaya ölçümleri birkaç dakika dinlendikten sonra oturur durumdayken yapması önerilmelidir
  • Hastaya, kan basıncındaki doğal değişkenlik nedeniyle, ölçümler arasında sonuçların farklı olabileceği anlatılmalıdır
  • Aşırı sayıda ölçüm yapmaktan kaçınılmalı, yapılan ölçümlerin, tedavinin etkilerinin süresine ilişkin bilgi vermesi için ilaç alımından önceki dönemi dahil ettiğinden emin olunmalıdır
  • Ölçülen değerleri uygun şekilde hekimine bildirmesi ve tedavi rejimlerini kendi kendine değiştirmemesi gerektiği hastaya açık şekilde anlatılmalıdır.

     Eğer evdeki ölçümler hastada sıkıntı, stres yaratıyorsa ve hastanın tedavi rejiminde, kendi kendine değişiklik yapmasına neden oluyorsa, bu yöntemden vazgeçilmelidir.