Gebelikte hipertansiyon, anne ve bebek ölümlerinin en büyük sebebidir. Hipertansiyon tüm ge¬beliklerin %8-10’unda sorun oluşturur. Gebelikte hipertansiyon tanısı, iki farklı zamanda yapılan en az iki yüksek kan basıncı (sistolik kan basıncı 140 mmHg veya daha fazla, diyastolik kan basıncı 90 mmHg veya daha fazla) ölçümüne dayanmalıdır. Bununla birlikte, 24 saatlik kan basıncı değerlerinin gebeliğin genel sonlanımının tahmin edilmesinde geleneksel ölçümlere üstün olduğu gösterilmiştir. Dolayısıyla, hem tanı hem de tedavi amaçları doğrultusunda, özellikle yüksek riskli hipertansif gebeler ile şeker hastalığı veya böbrek hasarı olanlarda 24 saatlik kan basıncının izlenmesi yararlı olabilir.

Gebelikteki hi¬pertansiyon dört farklı kategoriye ayrılabilir;

  • I.Kronik (süreğen) hipertansiyon: Gebelikten önce var olan veya 20. Gebelik haftasından önce gelişen ve sıklıkla doğum sonrasında 6 haftadan daha uzun süre devam eden yüksek kan basıncı olarak tanımlanır. Gebeliklerin % 1-5’inde görülür.
  • II.Gestasyonel (gebelik) hipertansiyon: Gebelikle ortaya çıkan, gebeliğin 20. haftasından sonra başlayan ve doğum sonrası ilk 6 haftada gerileyen hipertansiyondur. Gestasyonel hipertansiyon iki alt gruba ayrılır: idrarda protein atılımı olmaksızın gelişen ‘geçici hiper¬tansiyon’ ve idrarda anlamlı protein atılımı ile ilişkili ‘preeklampsi’. Gestasyonel hipertansiyonlu olguların yaklaşık yarısında preeklampsi gelişir. Preeklampsi damar spazmı, pıhtılaşma sistemi aktivasyonu, damar içi hacim ve organ kanlanmasında azalma ile seyreden gebeliğe özgü bir sendromdur. İlk doğumda ve ikiz gebeliklerde daha sık olma eğilimindedir. Preeklampsi geri dönüşümlü olup sıklıkla postpartum 24-48 saatte geriler. Olguların küçük bir kısmında doğumdan son¬raki 10 gün içerisinde, hipertansiyon, idrarda protein atılımı ve konvülziyonlar ile karakterize eklampsi görülebilir.
  • III. Kronik hipertansiyon üzerine eklenen preeklampsi: Kronik hipertansiyona ilave olarak gebeliğin 20. haftasından sonra kan basıncında ve idrarda protein atılım miktarında daha fazla artış oluşmasıdır. Preeklampsi kronik hipertansiyonu olan gebelerin yaklaşık %25’ine eklenmektedir.
  • IV.Doğum öncesi dönemde sınıflandırılamayan hipertansiyon: Gebelik öncesi kan basıncı değerleri bilinmeyen, 20. gebelik haftasından sonraki kan basıncı ölçümleri temel alınarak belirlenen, sistemik belirtileri bulunan veya bulunmayan hipertansiyon. Bu hastalarda doğum sonrası 6. haftada tekrar değerlendirme yapılmalıdır: hipertansiyon düzelmişse gestasyonel hipertansiyon, düzelmemişse kronik hipertansiyon olarak yeniden tanımlanmalıdır. Gestasyonel hipertansiyonu olan kadınlar sonraki yaşamlarında artmış kalp-damar hastalık riski altındadır.

Gebelik esnasında hipertansiyon tedavisi

     Sistolik kan basıncı 140-149 mmHg ve/veya diyastolik kan basıncı 90-95 mmHg olarak ölçülen gebelerde ilaç dışı tedavi düşünülmelidir. Kan basıncı düzeyine, gebelik haftasına ve anne veya bebek için risk faktörlerinin bulunup bulunmamasına bağlı olarak, tedavi yaklaşımı yakın gözetim ve aktivite kısıtlamasını da içerebilir. Tuz kısıtlaması olmaksızın normal diyet tavsiye edilir. Kan basıncını düşürmede yararlı olmakla birlikte gebelik sırasında kilo verme, bebek gelişimini olumsuz etkilemesi nedeniyle tavsiye edilmez.

     Hipertansiyon ilaçlarının önceden hafif-orta düzeyde kan basıncı yükselmesi olan gebe kadınlarda kullanılmaya devam edilmesinin değeri tartışmalı bir konudur. Bu hastalarda gebeliğin kısa süresi boyunca kalp-damar hastalık riski düşük olup anne ve bebek için sonlanımlar iyidir. İlave olarak, antihipertansif tedavi anne için yararlı olabilirse de, kan basıncındaki düşüş, rahim-plasenta kanlanmasını bozabilir ve bebek gelişimini tehlikeye sokabilir. Bununla birlikte, sistolik kan basıncı 150 mmHg veya daha fazla, diyastolik kan basıncı 95 mmHg veya daha fazla olduğunda ilaç tedavisi başlanabilir. Ancak özellikle kronik hipertansiyona eklenen gestasyonel hipertansiyonu veya gebelik sırasında herhangi bir anda hedef organ hasarıyla birlikte hipertansiyonu olan kadınlarda daha düşük düzeylerde (140/90 mmHg) ilaç tedavisi başlanabilir. Şiddetli olmayan hipertansiyonda ve acil olmayan durumlarda tercih edilen ilaçlar metildopa, labetalol ve kalsiyum kanal blokörleridir. Bebek gelişimine ciddi yan etkileri nedeniyle anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve reseptör blokörleri gebelikte hiçbir zaman kullanılmamalıdır. Sistolik kan basıncının 170 mmHg veya daha fazla, diyastolik kan basıncının 110 mmHg veya daha fazla olması, hastaneye yatışı gerektiren acil bir durumdur. Acil durumlarda kan basıncında düşüş, damardan ilaç kullanımı ile elde edilebilir.